Sinir Sistemi Cerrahisi Dergisi: 2 (3)
Cilt: 2  Sayı: 3 - 2009
Özetleri Gizle | << Geri
DERLEME
1.
Omurga Cerrahisinde Greft Kullanımına Genel Bakış
A General Perspective To Use Of Grafts In Spine Surgery
Zafer Orkun Toktaş, Deniz Konya, Serdar Özgen
Sayfalar 131 - 137
Amaç: Bu çalışmanın amacı, omurga cerrahisinde sıklıkla kullanılan greft maddeleri hakkında bilgi vermek, greft seçiminde dikkat edilmesi gereken noktaları okuyucuya iletmektir.
Yöntem: Çalışma bir literatür incelemesidir. Omurga cerrahisinde greft kullanımı ve elde edilen sonuçlar hakkında geniş bir literatür taraması yapılmıştır. Bilimsel kanıt düzeyi I ve II olan çalışmalar (randomize-kontrollu çalışmalar veya bu tip çalışmaların sistematik meta-analizleri, prospektif, kontrollu kohort çalışmaları) değerlendirmeye alınmıştır.
Bulgular: Omurga cerrahisinde kullanılan greftler; otogreft, allogreft ve sentetik maddeler olarak 3 grupta incelenebilir. Özellikle sentetik greft materyalleri son yıllarda hızla gelişmektedir. Çeşitliliği giderek artan allogreftler ve sentetik greftler karşısında, otogreftlerin halen en başarılı füzyon oranını sağlamakta olduğu görülmüştür. Kemik oluşturucu protein gibi bazı sentetik maddelerin, lokal ödem ve doku reaksiyonları oluşturdukları görülmüştür. Birçok araştırmacı, sentetik maddeler veya allogreftlerin tek başlarına yeterli füzyon sağlayamadığını vurgulamıştır. Füzyon başarısına etki eden faktörler belirtilmiştir.
Sonuç: Bilimsel kanıt düzeyi açısından bakıldığında, araştırmamız otolog grefte üstünlüğü kanuıtlanmış bir materyal olmadığını göstermiştir. Allogreftler veya sentetik greftlerin çoğaltıcı olarak kullanılması uygun olacaktır. Otogreft mümkün olan her durumda kullanılmalıdır. Ek olarak osteoindüktif büyüme faktörleri kullanılmalıdır. Kemik oluşturucu protein ve benzeri proteinlerin doku ödemi etkisi olduğundan anterior servikal cerrahide kullanımı kısıtlanmalıdır.
Objective: This study aims to provide information about graft materials frequently used in spine surgery and to underline the points of knowledge essential in choosing the right grafts.
Yöntem: This review study was based on a literature search for studies featuring the use of graft materials in spine surgery. Studies with scientific evidence level I or II were interpreted (randomized-controlled trials or systematical meta-analyses of those, cohort studies with control groups)
Results: The graft materials used in spine surgery can be divided into three groups: autografts, allografts and synthetic materials.Recent years have shown considerable development especially in the field of synthetic grafts. Despite the diversity of newly emerging graft forms, autografts still seem uppermost in fusion success. Some synthetic materials such as bone morphogenic protein are associated with local edema and tissue reactions. Many studies have concluded that allografts or synthetic materials alone cannot provide sufficient fusion. Factors contributing to fusion success were underlined.
Conclusion: Our study has shown that no other graft material is superior to autografts in means of scientific evidence. Allografts and synthetic materials are recommended as an augmentation of fusion. Autografts must be used whenever possible. Osteoinductive growth factors might be added to autografts to improve fusion. Ek olarak osteoindüktif büyüme faktörleri kullanılmalıdır. The use of bone morphogenic protein and its kindreds should be limited in anterior cervical fusion due to local reactions

OLGU SUNUMU
2.
Posterior fossa dermoid kisti: Olgu Sunumu
Posterior fossa dermoid cyst: Case Report
Ayçiçek Dilber Çeçen, Hikmet Süslü, Necati Tatarlı, Ali Börekci, Yasin Kibar
Sayfalar 138 - 140
İntrakranyal basınç artışı bulguları nedeniyle acil olarak cerrahi girişim gerektiren, 5 yaşında bir kız çocuğunda rastlanan büyük bir posterior fossa dermoid kisti olgusu sunulmuştur. Hastada gözlenen Klippel-Feil gibi sendromu gibi diğer konjenital anomaliler ve patolojik bulgular ve sorunsuz klinik seyir ile bu kistlerin abseleşme eğilimi ve histopatolojik tanı vurgulanmıştır.
A five-year-old girl with a large posterior fossa dermoid cyst underwent emergency surgery for elevated intracranial pressure symptoms. The other congenital abnormalities such as Klippel-Feil syndrome and pathological symptoms together with the uneventful clinical course and the tendency for abscess development and histopathological diagnosis are emphasized.

3.
Omurga Tümörünü Taklit Eden Spinal Tüberkuloz: Olgu Sunumu
Tuberculosis Spondylylitis Mimicking Vertebra Tumor: A Case Report
Mürteza Çakır, Güzin Özdemir, Kerem Mazhar Özsoy, Ali Kurt
Sayfalar 141 - 144
Tüberküloz spondilit tanısı hikaye, klinik bulgular ve radyolojik görüntüleme yöntemleri ile konulabilir, ancak bazı olgularda tümör-spondilit ayırıcı tanısı yapılamayabilir. BT ve MR tetkiklerinde spinal tümör olarak görüntü veren, ancak ameliyat sonrası patolojik tanıya göre tüberküloz sonucu aldığımız bir olguyu sunuyoruz.
Diagnosis of tuberculous spondylitis is difficult without biopsy confirmation. Radiological imaging techniques only may not help. In this case we present a case of tuberculous spondylitis mimicing vertebral tumor.

4.
Beyin Cerrahisi Hastalarında Herpesvirüs Reaktivasyonu: Olgu Sunumu
Reactivation of Herpesvirus in Neurosurgical Patients: Case Report
Yavuz SAMANCI, Celal IPLIKCIOGLU, Erdinc OZEK
Sayfalar 145 - 149
AMAÇ: Bu makalede kliniğimizde opere olmuş 4 hastada görülen post-operatif herpesvirus reaktivasyonu ile ilgili gözlemlerimizi sunmaktayız.

YÖNTEM ve BULGULAR: 2007–2009 yılları arasında Sağlık Bakanlığı Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroşirürji Kliniğinde opere olmuş 4 hasta çalışmamızın konusunu oluşturdu.

SONUÇ: Gözlem sonuçları literatür bilgileri ile tartışıldı.
OBJECTIVE: We report our experience with post-operative herpesvirus reactivation in 4 patients who underwent surgery.

METHODS and RESULTS: We reviewed 4 patients who underwent a surgical treatment at the Department of Neurosurgery, Ministry of Health Okmeydani Education and Research Hospital between 2007-2009.

CONCLUSION: The results are discussed with references.

5.
Benign İntrakranial Hipertansiyonun Seyrek Görülen Bir Komplikasyonu: Bilateral Fasial Sinir Felci
A Rare Complication of Benign Intracranial Hypertension: Bilateral Facial Nerve Palsy
Selin Tural Emon, Arzu Gerçek, Deniz Konya, Serdar Özgen
Sayfalar 150 - 151
Benign intrakranial hipertansiyon bazen kranial sinir felçleriyle birlikte görülebilir. Benign intrakranial hipertansiyonu olan hastaların %10-20’de abdusens sinir felci görülmektedir, diğer kranial sinir felçleri ise daha seyrek görülmektedir. Bilateral fasial sinir felci olan benign intrakranial hipertansiyonlu 25 yaşında kadın hasta sunulmaktadır. Olgu 14 gün içerisinde lumboperitoneal şant uygulaması ile tedavi edilmiş ve kranial sinir felci tamamen düzelmiştir.
Benign intracranial hypertension may occasionally be associated with cranial nerve palsies. Abducens nerve palsies occur in 10% to 20% patients with benign intracranial hypertension, other cranial nerve palsies occur much less frequently. We reported a 25-year-old woman benign intracranial hypertension with bilateral seventh nerve palsy. Complete improvement of her cranial nerve palsy was achieved with lumboperitoneal shunting within 14 days.

6.
Beyin Metastazı olan Alveolar Soft-part Sarkom olgusu
A Case of Alveolar Soft-part Sarcoma with Cerebral Metastasis
Çağatay Özdöl, Hilmi Önder Okay, Emre Cemal Gökçe, Ergun Dağlıoğlu, Ali Dalgıç, Ahmet Deniz Belen
Sayfalar 152 - 154
Alveolar soft part sarkom genç erişkinlerde nadir görülen primer olarak iskelet kasları ve muskulofasial planda izlenen yumuşak doku tümörüdür. Akciğer ve beyin iyi bilinen geç metastaz yerleridir. Tedavi yaklaşımları cerrahi tedavi, radyoterapi ve kemoterapidir. Cerrahi tedavinin radyoterapi ve kemoterapi ile kombinasyonu ortalama sağkalım süresini uzatır. Bu yazıda 32 yaşında oksipital bölgede intraserebral kitle ile ortaya çıkan genç erkek olguyu sunuyoruz. Hasta daha önce boyun ve sol kalçadan yumuşak doku kitleleri nedeniyle opere edilip aynı tanıyı almış. Histopatolojik spesmenler alveolar soft part sarkom tanısı ile uyumlu gelmiş. Sistemik yayılımına rağmen alveolar solf part sarkom tümörleri tamamen çıkarıldığında iyi prognoza sahiptir.
Alveolar soft part sarcoma is a rare soft tissue tumor primarily within the skeletal muscles or musculofacial plane in young adults. Lung and brain are well known regions for late metastasis. Treatment modalities are surgery, radiotherapy and chemotherapy. Combination of surgery with radiotheraphy and chemotheraphy may prolong the mean survival time. Here we report a 32-year-old man presenting with an occipital mass. The patient was previously operated for masses on neck and left thigh with the same diagnosis. Histopathological specimens confirmed the diagnosis of alveolar soft part sarcoma metastatis. Despite systemic dissemination alveolar soft part sarcoma has a better prognosis if removed completely.

7.
İntrakranial Kitle ile Birlikte Prezente Olan Asemptomatik Subklaviyan Çalma Sendromu: Olgu Sunumu
Subclavian Steal Syndrome Associated with Intracranial Mass: Case Report
Çağatay Özdöl, Hilmi Önder Okay, Ergün Dağlıoglu, Ahmet Deniz Belen
Sayfalar 155 - 160
Subklaviyan çalma sendromu, vertebral arterin çıkış yerinin proksimalinde subklaviyan arterin stenozu sonucu kan akımının kontralateral vertebral arter ve baziler arterden ters yöne dönmesi sonucu oluşur. Çoğunlukla asemptomatik olup, tanı karotid vertebral Doppler ultrasonografi ve dijital subtraksiyon anjiografi ile konulur. Sol subklaviyan arterde sağ subklaviyan artere oranla 3 kat daha fazla görülür. Darlığın derecesine ve semptomatik olup olmamasına göre medikal veya cerrahi tedavi uygulanır. Bu olgu sunumunda intrakranial meningiom tanısı ile yatırılan ve yapılan tetkikleri sırasında tesadüfen saptanan asemptomatik sol subklaviyan çalma sendromu sunulmuştur. Sol ana karotid arter, orijininden itibaren tıkalı olup sol hemisfer anterior komünikan arter aracılığı ile beslenmekteydi. Subklaviyan çalma sendromu asemptomatik olduğu için cerrahi tedavi düşünülmedi.
Subclavian steal syndrome is stenosis of the segment proximal to the origin of vertebral artery that results in reversal of flow from the contralateral vertebral artery and basilar artery to subclavian artery. Cases usually present with mild symptoms or they are asymptomatic. The diagnosis is usually confirmed with carotid-vertebral Doppler ultrasonography and digital subtraction ultrasonography. It is three times more prevalent in left side. Medical or surgical treatment is preferred according to the degree of stenosis and severity of signs and symptoms. We present an intracranial meningioma associated with asymptomatic left subclavian steal syndrome incidentally diagnosed during digital subtraction angiography. Left common carotid artery was completely obstructed at its origin and left hemisphere get blood supply via anterior communicating artery. No treatment was planned for subclavian steal syndrome since the patient is asymptomatic.

8.
SUPRA- VE İNFRATENTORYAL AKUT EPİDURAL HEMATOM: Olgu sunumu ve kısa derleme
SUPRA- AND INFRATENTORIAL ACUTE EPIDURAL HAEMATOMA: A Case report with short review
İlker Solmaz, Erdinç Civelek, Cem Dinç, Halil İbrahim Seçer, Çağlar Temiz, Engin Gönül
Sayfalar 161 - 163
Akut supra ve infratentoryal epidural hematom (EDH) tüm kafa travmalarının %1 ila %9 unu oluşturur ve genellikle tek taraflı görülür. Bilateral EDH nadiren görülür ve tüm erişkin EDH ların %2 ila %10 unu oluşturur. Akut supra ve infratentoryal EDH literatürde sadece birkaç olgu ile sınırlıdır. Akut infratentoryal EDH ani ölüme sebep olabilir ve akut supratentoryal EDH, daha ciddi komplikasyonlara sebep olabilen infratentoryal EDH u maskeleyebilir. Bu olgu sunumunda trafik kazası sonrası şuur kaybı ile hastanemize başvuran 35 yaşında bir erkek hasta, kısa bir literatür özeti eşliğinde sunulmuştur.
Epidural hematoma is seen in 1 to 9% of all head injuries, and usually occurs unilaterally. Bilateral Epidural hematoma is an uncommon condition and consists of 2-10 % of all acute Epidural hematoma in adults. Acute supra- and infratentorial epidural haematoma is infrequent lesion and only a few articles were published in the literature. The presence of infratentorial haematoma which leads to sudden death and quick deterioration and complication is more significant than supra tentorial that can mask the features of infratentorial Epidural hematoma. We encountered with such a case in which a 35 years male was referred to our hospital after a traffic accident in an unconscious condition and operated successfully. This case is being presented with a brief review of literature.

9.
Siviyan fissür Lipomu: Olgu Sununumu
Sylvian Fissure Lipoma: Case Report
Fatih Bayraklı, Selçuk Peker
Sayfalar 164 - 167
Kafaiçi lipomlar nadir görülür. Tüm intrakranial kitlelerin %0.1-1.7’si kadardırlar. 35 yaşında erkek hasta 2 yıldır mevcut olan toniklonik nöbet yakınmaları ile kliniğimize başvurdu. MR incelemesinde sol silvian sistern yerleşimli T1 ve T2 ağırlıklı kesitlerde kontrast tutmayan hiperintens lezyon varlığını gösterdi. Yağ baskılamasında lezyonun yağ içeriği olduğu saptandı. Antiepileptik ilaç başlandı. 6 aylık takip süresinin sonunda nöbetlerinin durduğu görüldü. Silvian lipomlar kitle etkisi yapmadıkları sürece ameliyat edilmemeli ve medikal tedavi ile izlenmelidirler.
Intracranial lipomas are rare lesions that represent 0.1% to 1.7% of all intracranial tumors. This 35-year-old man presented to our clinic with the history of tonic-clonic seizures for 2 years. Cranial magnetic resonance imaging (MRI) studies revealed hyperintense, nonenhancing mass on T1- and T2-weighted images on left sylvian fissure. The intensity of the lesion was suppressed on fat saturation pulse sequence. Antiepileptic medication resolved the epilepsy complaint and after 6 months of follow-up period patient was seizure free. Sylvian lipomas should be medically followed-up unless they produce symptoms which are related to their mass.

10.
Servikal internal karotid arterin ünilateral travmatik oklüzyonu
Unilateral traumatic occlusion of the cervical internal carotid artery
Cahit Kural, İrgen Hodaj, Serhat Pusat, İlker Solmaz, Engin Gönül, Yusuf İzci
Sayfalar 168 - 172
Servikal internal karotid arterde travmatik ünilateral oklüzyon saptanan olgu rapor edildi. Araç dışı trafik kazası nedeni ile kliniğimize başvuran hastanın tanısı ve takibinde beyin tomografi-anjiografisi ve bilgisayarli beyin tomografisi kullanıldı. Hastaya medikal tedavi uygulandı.
Travmatik internal karotid arter oklüzyonu çok sık görülmemesine rağmen yüksek oranda morbidite ve mortalite oranlarına sahiptir.
A case of unilateral traumatic ooclusion of the cervical internal carotid artery is reported. Computed tomography (CT), CT-angiography and digital subtraction angiography were used for the diagnosis and follow-up of the patient who was admitted to our department due to vehicle accident. Medical treatment was performed in this patient.
Although the traumatic occlusion of the internal carotid artery is very rare, it has high incidence of mortality and morbidity.

11.
Ağır sistemik melanize mantar (Phaeaonellomyces werneckii) enfeksiyonu sonucu gelişen nadir bir beyin absesi
A rare case of a brain abcess due to the severe systemic melanized fungus infection (Phaeaonellomyces werneckii)
Mehmet Osman Akçakaya, Aykut Karasu, Ömer Faruk Ünal
Sayfalar 173 - 176
Bu yazıda immun yetmezliği olmayan erişkin bir hastada nadir bir etken olan phaeoannellomyces werneckii ( cladosporium werneckii, exophiala werneckii, hortae werneckii) ile oluşan ağır sistemik melanize mantar enfeksiyonu ve buna bağlı oluşan bir beyin absesi olgusu sunulmuştur. Beyin abselerinin ayırıcı tanısında melanize mantar enfeksiyonlarının da yer alması ve bu enfeksiyonların mortalitesinin yüksek olduğunun bilinmesi önemlidir.
In this report, we present a brain abcess due to the severe systemic melanized fungus infection with a rare causative organism; phaeoannellomyces werneckii ( cladosporium werneckii, exophiala werneckii, hortae werneckii) in an adult patient with no immun deficiency. İt’s important to consider melanized fungal infections in the differential diagnosis of the brain abcess and to know that the mortality of these infections are very high.

 
 

LookUs & Online Makale