Spinal Tümör Cerrahisinde Retrospektif Deneyimler: Doğru Yeni Bakışlar ve Geleceğe İlhamlar [Sinir Sistemi Cerrahisi Dergisi]
Sinir Sistemi Cerrahisi Dergisi. 2010; 3(1): 6-12

Spinal Tümör Cerrahisinde Retrospektif Deneyimler: Doğru Yeni Bakışlar ve Geleceğe İlhamlar

Süleyman Coşkun1, Mürteza Çakır1, Özkan Arabacı1, Abdullah Çolak1, Gökşin Şengül1, Çetin Refik Kayaoğlu1, Yusuf Tüzün1, Erhan Takçı2
1Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi, Nöroşirurji Ana Bilim Dalı, Erzurum
2Mardinpark Hastanesi, Nöroşirurji Kliniği, Mardin

Amaç: Santral sinir sistemi tümörlerinin yaklaşık %10-25’ini oluşturan ve genellikle benign karekterli olan spinal tümörlerin lokalizasyonları, büyüme hızları, hücresel tipleri ve uygulanan teknikler prognozu belirleyen en önemli parametrelerdir. Bu çalışmada doğru tanı, uygun yaklaşım, acil girişim, mikrocerrahi ve operasyon tekniklerinin prognoz üzerine etkisi araştırıldı.

Materyal ve metod: Kliniklerimizde Ocak 2000-Aralık 2010 yılları arasında ameliyat edilen tanısı radyolojik olarak konulmuş ve cerrahi olarak doğrulanmış 119 olguya ait kayıtlar incelendi. Yaş, cinsiyet, lokalizasyon, semptomatoloji, cerrahi ve histolojik tip ile ilgili veriler kaydedilerek retrospektif analiz edildi. Sharp diseksiyon, elektrokoterizasyon, kan transfüzyonu, yabancı cisim ablikasyonu, lokal ilaç kullanımı ve enstrumantasyondan kaçınıldı. Vakalara dren kondu. Postoperatif tüm vakalara gadaloniumlu kontrol MRG çekildi. Tanılar, postop histopatolojik olarak teyit edildi. Klinik durum, radyolojik ve diğer laboratuar bulguları eşliğinde vakalar analiz edilerek tartışma bulguları kayıt edildi. Spinal cerrahide nadir rastlanan olumlu ve olumsuz sonuçların muhtemel nedenleri retro ve anterospektif olarak araştırıldı.

Bulgular: Olguların % 50.4’ü kadın, % 49.6’ı erkekti. Tümörler sıklık sırasına göre torakal (%57.9), lumbosakral (%26.2) ve servikal (%15.9) lokalizasyonda idi. Ekstradural (%51.3) yerleşim ilk sırayı alırken, intradural extrameduller (%38.6), intradural intrameduller (%10.1) sıklığında idi. Ekstradural olanların yarısı metastaz idi. Diğer ekstradural kitleler omurganın primer tümörleri idi. İntradural olanlarda menenjioma ilk sırayı almaktaydı. Hastaların hemen hepsinin postoperatif takiplerinde non spesifik ağrı ve disestezi düzelirken, nörolojik defisitte düzelme 9 hastada izlendi.

Sonuçlar: Tümör Cerrahisinde, Yüksek voltajlı monopolar koter gelişebilecek vazomotor ve otonomik disfonksiyonlar nedeniyle zorunlu olmadıkça kullanılmamalıdır.

Anahtar Kelimeler: Spinal tümörler, monopolar elektro koter, prognoz, cerrahi


Retrospective Experiences In Spinal Tumor Surgery: Toward To New Perspectives and Future Insıght

Süleyman Coşkun1, Mürteza Çakır1, Özkan Arabacı1, Abdullah Çolak1, Gökşin Şengül1, Çetin Refik Kayaoğlu1, Yusuf Tüzün1, Erhan Takçı2
1Department Of Neurosurgery, Ataturk University, Erzurum, Turkey
2Clinics Of Neurosurgery, Mardinpark Hospital, Mardin, Turkey

Aim: Spinal tumours have benign character and constitute 10-25% of central nervous system tumours. Localization, growth rate and cellular types of spinal tumours and the techniques applied are important prognostic parameters. This study examined the effects of accurate diagnosis, appropriate approach, emergency action, microsurgery and operation techniques on prognosis.

Methods: Radiologically diagnosed and surgically confirmed hospital records of 119 cases which were operated in our clinics between January 2000 and December 2010 were examined. Retrospective analysis of the case was conducted by recording data on age, gender, localization, symptomatology and surgical and histological type. Sharp dissection, electrocauterization, blood transfusion, foreign body application, local drug use and instrumentation were avoided. A drain was used in the cases included in the scope of the present study. Gadolinium-enhanced MRG scan was conducted in all post-operative cases. Diagnoses were confirmed postoperative histopathologically. The cases were analyzed through clinical status, radiological and other laboratory findings and the findings of the discussion were recorded. Possible reasons for the positive and negative results, rarely seen in the spinal surgery, were researched retrospectively and anterospectively.

Results: Of the cases, 50.4% were female and 49.6% were male. Tumours were found in thoracal (57.9%), lumbosacral (26.2%) and cervical (15.9%) localization. While extradural tumours (51.3%) were by far the most common spinal tumours, the frequency of intradural extramedullary tumours was 38.6 % and of intradural intramedullary tumours was 10.1%. Half of the extradural tumours were metastatic. Other extradural masses were the primer spinal tumours. Meningioma was the most common form of intradural tumour. In the post-operative follow-ups, non-specific pain and dysesthesia disappeared in almost all patients, but neurological deficit disappeared in only 9 patients.

Conclusions: In tumour surgery, due to the possibility of vasomotor and autonomic dysfunctions, high voltage monopolar cautery should not be used unless necessary.

Keywords: Spinal tumours, monopolar electro cautery, prognosis, surgery


Süleyman Coşkun, Mürteza Çakır, Özkan Arabacı, Abdullah Çolak, Gökşin Şengül, Çetin Refik Kayaoğlu, Yusuf Tüzün, Erhan Takçı. Retrospective Experiences In Spinal Tumor Surgery: Toward To New Perspectives and Future Insıght. Sinir Sistemi Cerrahisi Dergisi. 2010; 3(1): 6-12

Sorumlu Yazar: Süleyman Coşkun, Türkiye


ARAÇLAR
Tam Metin PDF
Yazdır
Alıntıyı İndir
RIS
EndNote
BibTex
Medlars
Procite
Reference Manager
E-Postala
Paylaş
Yazara e-posta gönder

Benzer makaleler
PubMed
Google Scholar


 
 
 

LookUs & Online Makale