Anaplastik Ganglioglioma: Daha İyi Prognoz İşareti mi? [Sinir Sistemi Cerrahisi Dergisi]
Sinir Sistemi Cerrahisi Dergisi. 2009; 2(2): 72-78

Anaplastik Ganglioglioma: Daha İyi Prognoz İşareti mi?

Rezzan Erguvan-Önal1, Çağatay Önal2, Nasuhi Engin Aydın1
1İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı Malatya, Türkiye
2İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirurji Anabilim Dalı Malatya, Türkiye

Amaç: Anaplastik ganglioglioma, neoplastik ganglion hücreleri ile birlikte yüksek dereceli bir glial tümör içeren nadir sıklıkta habis bir süreçtir. Anaplastik astrositik komponent içeren gangliogliomların her zaman klinik olarak hızlı seyirli olmamaları nedeni ile bu tümörlerin prognostik önemi hala belirsizdir. Bu çalışmada yedi yılı kapsayan bir sürede yüksek dereceli glial tümör tanısı alan 30 olgu, anaplastik gangliogliom olgularının ayırt edilmesi amacıyla immunhistokimyasal yöntemlerle yeniden gözden geçirilip değerlendirilmiştir. Bu çalışmadaki amaç gözden kaçan anaplastik gangliogliomları saptamak, tümörün immunhistokimyasal özellklerini incelemek ve bu vakalarda yüksek dereceli glial tümörlerden farklı prognostik özellikler bulunup bulunmadığını belirlemekti.
Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada, anaplastik ganglioglioma vakalarını belirleyebilmek için, 1995-2002 yılları arasında İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı’nda yüksek dereceli glial tümör tanısı almış 30 olgu yeniden değerlendirilerek immunhistokimyasal incelemeye (glial fibriler asidik protein -GFAP-, nörofilament, nöron spesifik enolaz -NSE- ve kromogranin A) alınmıştır.
Bulgular: Tüm olgularda glial komponentte GFAP pozitifliği saptanmıştır. 22 olguda nörofilament, 26 olguda NSE ve 22 olguda kromogranin A pozitif bulunmuştur. Olguların geriye dönük incelemesinde, anaplastik gangliogliom kategorisine uygun iki olgu saptandı. Bu olguların her ikisi de GFAP pozitifti. NSE, nörofilament ve kromogranin A’yı içeren immunhistokimyasal incelemelerle sıkışık kümeler ya da düzensiz dağılım gösteren hücreler yanı sıra iki veya daha çok nukleuslu ve atipik ganglion hücreleri görüldü.
Sonuç: Anaplastik gangliogliomlar, yüksek dereceli glial tümörlerle kolayca karıştırılabilen tümörlerdir. Bu seride tümör yerleşim yerleri literatürle uyumlu bulunmuştur. Klinik olarak hastalarda epilepsi öyküsü yoktur. Tatminkar sürede takibi olan bir hastanın yüksek dereceli glial tümörlü olgularda beklenen ortalama yaşam süresinden daha uzun bir yaşam süresi olmuştur. Bu veri anaplastik gangliogliomlu hastaların yüksek dereceli glial tümörlülerden daha iyi bir prognoza sahip olabileceğini düşündürmüştür.

Anahtar Kelimeler: Anaplastik gangliogliom, gangliogliom, immunhistokimya, prognoz


Anaplastic Ganglioglioma: Is it a Sign of Better Prognosis?

Rezzan Erguvan-Önal1, Çağatay Önal2, Nasuhi Engin Aydın1
1Inonu University School Of Medicine Department of Pathology, Malatya, Turkey
2Inonu University School Of Medicine Department of Neurosurgery, Malatya, Turkey

Aim: Anaplastic ganglioglioma is a rarely seen, high grade malignant glial neoplasm comprising of neoplastic ganglion cells Since gangliogliomas with an anaplastic astrocytic component are reportedly not always clinically aggressive, the significance of these tumors remains uncertain. In this retrospective study 30 consecutive high grade glioma cases within a period of seven years have been re-examined to detect if there were any cases of anaplastic gangliogliomas. The primary goals were to determine overlooked anaplastic ganglioglioma cases, to examine the immunohistochemical staining characteristics and find out if there were any prognostic significance of these cases differing from high grade glial tumors.
Materials and Methods: In this study, 30 documented cases -between 1995 and 2002- with a diagnosis of high grade glial tumor in the Department of Pathology, İnönü University School of Medicine, were reviewed and re-evaluated by immunohistochemical means (glial fibrillary acidic protein -GFAP-, neurofilament, neuron specific enolase -NSE-, and chromogranin A) in order to sort out the anaplastic ganglioglioma cases.
Results: All cases revealed positive staining for GFAP in the glial component. Twenty-two cases revealed positivity for neurofilament, 26 cases were positive for NSE and 22 cases were immunoreactive for chromogranin A in the neuronal component.
In the retrospective analysis of the cases, two of them were rediagnosed as anaplastic ganglioglioma. Both cases were positive for GFAP. Immunohistochemical examinations performed retrospectively including NSE, neurofilament and chromogranin A revealed cells forming tight clusters or discordant arrangement in addition to binuclear, multinuclear and atypical ganglion cells.
Conclusion: Anaplastic gangliogliomas are tumors which can easily be misdiagnosed as high grade glial tumors. In our series, the locations of the tumors were pertinent with the literature. Clinically no patients had an epilepsy history, and one patient with a good follow-up had a longer median survival than the accustomed shorter survival period in high grade glial tumors. It is concluded that anaplastic gangliogliomas might have a better prognosis than high grade glial tumors.

Keywords: Anaplastic ganglioglioma, ganglioglioma, immunohistochemistry, prognosis


Rezzan Erguvan-Önal, Çağatay Önal, Nasuhi Engin Aydın. Anaplastic Ganglioglioma: Is it a Sign of Better Prognosis?. Sinir Sistemi Cerrahisi Dergisi. 2009; 2(2): 72-78

Sorumlu Yazar: Çağatay Önal, Türkiye


ARAÇLAR
Tam Metin PDF
Yazdır
Alıntıyı İndir
RIS
EndNote
BibTex
Medlars
Procite
Reference Manager
E-Postala
Paylaş
Yazara e-posta gönder

Benzer makaleler
PubMed
Google Scholar


 
 
 

LookUs & Online Makale